Puppy Veteriner Kliniği'nde koruyucu hekimlik anlayışıyla çalışıyoruz: doğru aşı takvimi, düzenli kontroller ve doğru beslenmeyle birçok hastalığın riski önemli ölçüde azaltılabilir. Yavrunuzun her yaşam evresinde yanınızdayız.
Koruyucu hekimlikten tanı ve tedaviye, kedi ve köpeğinizin ihtiyaç duyabileceği hizmetlerin büyük bölümünü tek çatı altında sunuyoruz.
Yavru ve yetişkin kedi/köpekler için yaşa özel aşı takvimi ve yıllık rapel takibi.
İç ve dış parazitlere karşı düzenli, yaşa ve türe uygun koruma programları.
Kedi ve köpeklerde güvenli operasyon şartlarında kısırlaştırma cerrahisi.
Genel sağlık kontrolünden tanı ve tedavi sürecinin tamamına kliniğimizde eşlik ediyoruz.
Hemogram, biyokimya ve hormon/tiroid dahil geniş bir tahlil yelpazesini sizin için değerlendiriyoruz.
Bağırsak parazitleri ve sindirim sorunlarının değerlendirilmesinde dışkı analizi.
İdrar yolu ve böbrek sağlığının değerlendirilmesinde tam idrar tahlili.
Enfeksiyonlarda en etkili tedavinin belirlenmesi için antibiyotik duyarlılık testi.
Kırık, eklem ve iç organ değerlendirmesi için dijital röntgen görüntüleme.
Anlaşmalı laboratuvarlar aracılığıyla alerji testleri, mikrobiyoloji ve mantar kültürü, moleküler (PCR) testler, patoloji/sitoloji, tümör belirteçleri ve daha birçok ileri tahlili de hastalarımıza sunabiliyoruz.
Yavru bağışıklık sistemi anne sütünden gelen korumanın azalmasıyla birlikte hassaslaşır. Aşılar bu boşluğu tam zamanında kapatacak şekilde planlanır — ne erken, ne geç.
Distemper, hepatit, parvovirüs ve parainfluenza'ya karşı ilk temel bağışıklık başlar.
Temel SeriBağışıklık güçlendirilir; su/toprak kaynaklı bakteriyel bir hastalık olan leptospirozise karşı koruma eklenir.
Temel SeriKuduz aşısı genellikle bu dönemde başlar; yerel mevzuata göre zamanlama değişebilir.
Temel SeriKuduzMaternal antikorların tamamen kaybolduğu bu dönemde son doz, kalıcı bağışıklığı güvence altına alır.
Temel SeriSosyalleşme, pansiyon veya köpek parkı kullanımı planlanıyorsa önerilir; kalp kurdu için bölgesel risk değerlendirilir.
OpsiyonelYetişkinlikte bağışıklık düzeyinin korunması için yıllık kontrol ve rapel aşılar uygulanır.
RapelAşılar bağışıklık sistemini eğitirken vücutta hafif, geçici tepkiler oluşturabilir. Aşağıdaki ayrım, evde takip edilebilecek durumlarla acil müdahale gerektiren durumları netleştirir.
AB ülkeleri, İngiltere ve birçok ülkeye kedi/köpeğinizle seyahat için "pet pasaportu" kapsamında kuduz antikor titrasyon testi istenir. Süreç zamanlamaya duyarlıdır — geç başlanan bir işlem seyahat tarihinizi doğrudan etkiler.
ISO standardında mikroçip, aşıdan önce takılmalıdır. Çip tarihinden önceki aşılar geçersiz sayılabilir.
Mikroçipten sonra geçerli bir kuduz aşısı yapılır (ilk aşı veya güncel rapel).
Aşıdan en az 30 gün sonra kan alınır; antikor düzeyi ≥0,5 IU/ml olmalıdır. Laboratuvar sonuç raporu bazen 1 aya kadar sürebilir, bu süreyi de plana dahil etmenizi öneririz.
Test sonrası hedef ülkeye göre değişen bir bekleme süresi (çoğu AB ülkesinde 3 ay) sonunda seyahat mümkündür.
Aşı ile kan örneği arasında beklenmesi gereken minimum süre.
Uluslararası kabul gören minimum antikor koruma eşiği.
Test sonrası birçok ülke için beklenen minimum seyahat bekleme süresi (ülkeye göre değişir).
Laboratuvar sonuç süresindeki olası gecikmeler nedeniyle seyahat planınızın en az 5–6 ay öncesinden başlanmasını, gideceğiniz ülkenin güncel giriş şartlarının ise resmi kaynaklardan teyit edilmesini öneririz. Pet pasaportu ve sağlık sertifikası hazırlığında kliniğimiz size eşlik eder.
Kurallar ülkeden ülkeye ve zamanla değişebilir; aşağıdaki liste genel bir yönlendirmedir. Seyahatinizden önce mutlaka gideceğiniz ülkenin büyükelçiliği/konsolosluğundan güncel şartları teyit etmenizi öneririz; kliniğimiz mikroçip, aşı ve test süreçlerinin hazırlığında size destek olur.
Erken tanı ve zamanında aşılama, aşağıdaki hastalıkların çoğunda hayat kurtarır. Belirtileri tanımak, hızlı müdahalenin ilk adımıdır.
Özellikle aşısız yavrularda görülen, sindirim sistemini ağır şekilde etkileyen viral bir hastalıktır.
Solunum, sindirim ve sinir sistemini birlikte etkileyebilen ciddi bir viral hastalıktır.
Kirli su/toprak kaynaklı bakteriyel bir hastalık olup insanlara da bulaşabilir (zoonoz).
Kalabalık ortamlarda (pansiyon, park) hızla yayılan, bulaşıcı solunum yolu enfeksiyonudur.
Sivrisinek yoluyla bulaşır, tedavi edilmezse kalp ve akciğerlerde kalıcı hasar bırakır.
Keneler yoluyla bulaşan, kronikleşebilen kan hastalıklarıdır; kene koruması önem taşır.
Doğru beslenme, aşı kadar güçlü bir koruyucu hekimlik aracıdır. Yaşam evresine uygun, dengeli ve kaliteli bir beslenme programı kliniğimizde bireysel olarak planlanır.
Yavru, yetişkin ve yaşlı dönem için formüle edilmiş, AAFCO/FEDIAF standartlarına uygun ürünler tercih edilmelidir.
Mama değişimleri 7–10 gün içinde eski/yeni mama karıştırılarak kademeli yapılmalı, ani geçişlerden kaçınılmalıdır.
Kilo, obeziteye giden yolun ilk göstergesidir; düzenli tartım ve kondisyon değerlendirmesi önerilir.
Yavrularda günde 3–4, yetişkinlerde 2 öğün genel kuraldır; bireysel ihtiyaca göre uyarlanır.
Özellikle kuru mamayla beslenen kedilerde yeterli su tüketimi böbrek sağlığı için kritik önemdedir.
Aşağıdaki maddeler kedi ve köpekler için toksik olabilir; kazara tüketim durumunda hemen kliniğimizi arayın.
Kliniğimizde kedi ve köpekler için Virbac Veterinary HPM® mama serisini öneriyoruz. "HPM" (High Protein & Moisture) formülasyonu, karbonhidrat oranını azaltıp hayvansal kaynaklı protein oranını artırarak kedi ve köpeğin gerçek etobur fizyolojisine yaklaşmayı hedefler. Virbac, 1968'de veteriner hekim Pierre-Richard Dick tarafından Fransa'da kurulmuş; bugün 100'den fazla ülkede faaliyet gösteren, hayvan sağlığı alanında dünya çapında tanınan bir markadır. Türkiye'de Veterinary HPM® serisi Mopsan – Virbac iş birliğiyle yalnızca veteriner klinikleri aracılığıyla sunulmaktadır.
Ortalama hayvansal kaynaklı protein oranı (seriye göre değişir).
Yapay renklendirici, aroma veya gluten içermez; Fransa'da üretilir.
Formülasyonlar bilimsel çalışmalarla ve klinik gözlemle desteklenir.
Ürün yelpazesi yalnızca veteriner klinikleri aracılığıyla satılır.
Sağlıklı kedilerde yaşam evresi, yaş ve kısırlaştırma durumuna göre formüle edilmiş günlük beslenme ürünleri.
Sütten kesilmiş, 12 aylığa kadar olan yavru kediler ve kısırlaştırma öncesi kediler için yüksek kaliteli mama.
12 aylığa kadar olan, erken yaşta kısırlaştırılmış kediler için kalori dengesi gözetilerek hazırlanmış mama.
1 yaşından büyük, kısırlaştırılmış kediler için kilo kontrolü ve üriner sağlığı destekleyen günlük mama.
1 yaşından büyük, kısırlaştırılmış veya kısırlaştırılmamış tüm kediler için somonlu, dengeli günlük formül.
10 yaşından büyük, kısırlaştırılmış kediler için eklem ve böbrek konforunu gözeten ileri yaş formülü.
Irk büyüklüğü, yaş ve kısırlaştırma durumuna göre uyarlanmış, küçük/toy ırktan orta/büyük ırka uzanan geniş bir seri.
10 aylığa kadar küçük ırk (yetişkin ağırlığı <10 kg) yavrular, hamile veya emziren küçük ırk anneler için.
Erken yaşta kısırlaştırılmış, küçük/toy ırk yavru köpeklerde iştah kontrolü ve dengeli büyümeyi destekler.
10 aylıktan büyük, kısırlaştırılmış küçük/toy ırk köpeklerde kilo kontrolü ve diş sağlığını destekler.
11–25 kg orta ırk (12 ay+) ve 25 kg üzeri büyük ırk (18 ay+) sağlıklı yetişkin köpekler için günlük mama.
12 yaşından büyük, çok küçük ırk (<5 kg) köpeklerde azaltılmış fosfor ve enerji yoğunluğuyla böbrek konforu.
6 yaş üstü kısırlaştırılmış büyük ırk (>25 kg) veya 8 yaş üstü kısırlaştırılmış orta ırk (11–25 kg) köpekler için.
Not: Fiziki ırk aralığına göre Puppy/Junior Large & Giant ve ek ambalaj seçenekleri de mevcuttur; hayvanınızın ırkına ve kilosuna en uygun ürünü muayene sırasında birlikte belirliyoruz.
Belirli bir sağlık sorunu tanısı konmuş kedi ve köpekler için, yalnızca veteriner hekim önerisiyle kullanılması gereken tedavi destekli diyet mamalarıdır. Kliniğimizde kedi serisinde 6, köpek serisinde 6 farklı klinik segment üzerinden değerlendirme yapıyoruz.
Böbrek fonksiyonunu düşük fosfor seviyesiyle, eklem konforunu ise kondroitin desteğiyle birlikte korur. Kuru ve yaş (KJ2) formatları mevcuttur.
Yüksek hayvansal protein oranıyla su tüketimini ve idrar hacmini artırarak kristal/taş oluşum riskini azaltmayı hedefler.
Yaşam evresinden bağımsız olarak, aşırı tüy dökülmesi veya dermatoz eğilimi olan kedilerde cilt bariyer fonksiyonunu destekler.
Gıda ve besin bileşenlerine karşı hassasiyeti azaltmak amacıyla sınırlı ve seçilmiş protein kaynağıyla formüle edilmiştir.
Sindirim hassasiyeti yaşayan kedilerde yüksek tolerans gösteren, kolay sindirilebilir bileşenler içerir.
Fazla kilolu veya diyabetik kedilerde tokluk hissini artırırken yağsız vücut kütlesinin korunmasına yardımcı olur.
Böbrek yetmezliği tanısı almış köpeklerde düşük fosfor/protein dengesiyle böbrek yükünü hafifletmeyi hedefler.
İdrar yolu enfeksiyonu veya taş öyküsü olan köpeklerde idrar pH dengesini desteklemeyi amaçlar.
Akut veya kronik sindirim hassasiyeti olan köpeklerde yüksek sindirilebilirlikte bileşenlerle destek sağlar.
Karaciğer fonksiyon bozukluğu olan köpeklerde bakır ve protein kaynağı dikkatle sınırlandırılmış bir formüldür.
Gıda alerjisi veya deri-tüy hassasiyeti olan köpeklerde sınırlı bileşenli, hipoalerjenik yaklaşım sunar.
Aşırı kilolu veya diyabetik köpeklerde L-karnitin ve lif desteğiyle sağlıklı kilo yönetimini destekler.
Ascophyllum nodosum deniz yosunu ekstresi, diş taşı ve plak oluşumunu sınırlamaya, ağız kokusunu azaltmaya yardımcı olur.
Yüksek hayvansal protein oranı ve dengeli omega-6/omega-3 oranı, cildin bariyer fonksiyonunu ve parlak bir tüy yapısını destekler.
Yüksek protein oranı su tüketimini teşvik ederek idrar hacmini artırır ve doğal yoldan dengeli bir idrar pH'ı sağlanmasına katkıda bulunur.
L-karnitin takviyesi yağ metabolizmasını destekler; protein ağırlıklı formül yağsız vücut kütlesinin korunmasına yardımcı olur.
Tür, ırk, yaş, kısırlaştırma durumu ve varsa sağlık öyküsünü birlikte değerlendirerek evcil hayvanınıza en uygun Virbac Veterinary HPM ürününü öneriyoruz.
Virbac Veterinary HPM® serisi Türkiye'de yalnızca veteriner klinikleri aracılığıyla satılmaktadır; kliniğimizde hem fizyolojik hem de klinik/diyetetik seriye erişebilirsiniz.
HPM, "High Protein & Moisture" (yüksek protein ve nem) ifadesinin kısaltmasıdır; düşük karbonhidrat, yüksek hayvansal protein formülasyonunu tanımlar.
Virbac, 1968 yılında veteriner hekim Pierre-Richard Dick tarafından Fransa'da kurulmuş bağımsız bir hayvan sağlığı şirketidir; bugün 100'den fazla ülkede faaliyet göstermektedir.
Fizyolojik seri, sağlıklı kedi ve köpeklerin yaşa/ırka göre günlük beslenmesi içindir. Klinik/diyetetik seri ise böbrek, üriner, deri veya sindirim gibi tanı konmuş bir sağlık sorununa yönelik olup yalnızca veteriner önerisiyle kullanılır.
Yeni mamayı 7–10 gün boyunca mevcut mamayla kademeli olarak karıştırarak vermenizi, bu süreçte bol taze su bulundurmanızı öneririz.
Tür, ırk, yaş, kısırlaştırma durumu ve varsa sağlık öyküsünü birlikte değerlendirerek muayene sırasında en uygun fizyolojik veya klinik ürünü öneriyoruz.
Doğru sonuç, doğru hazırlıkla başlar. Test öncesi birkaç basit kurala uymak, yanlış yorumlanmış sonuçların ve gereksiz tekrar testinin önüne geçer.
Küçük ırk ve toy kedi/köpeklerde önerilen açlık süresi; büyük ırklarda bu süre 10–12 saate kadar uzatılabilir.
Açlık süresince suya erişim asla kısıtlanmamalı.
Test öncesi günlerde mama/diyet değişikliğine gidilmemeli.
Yemek sonrası kana geçen yağ parçacıkları serumu bulanıklaştırır; bu durum birçok biyokimya testinin cihazda hatalı ölçülmesine yol açabilir.
Yemek sonrası glikoz geçici olarak yükselir; bu da gerçekte olmayan bir şeker yüksekliği izlenimi verebilir.
Özellikle yağlı bir öğün sonrası bu değerler saatlerce yapay olarak yüksek çıkabilir.
Yüksek proteinli bir öğün sonrası üre düzeyi geçici olarak artabilir.
Yemek sonrası hafif yükselme gösterebilir, pankreas değerlendirmesini zorlaştırabilir.
Küçük ırk ve toy kedi/köpeklerde, yavrularda, diyabet hastalarında ve gebe/emziren annelerde 12 saate varan uzun açlık hipoglisemi riski taşır — bu gruplarda 6–8 saat yeterlidir. Açlık süresini mutlaka veteriner hekiminizle birlikte belirleyin; kendi kararınızla uzun süre aç bırakmayın.
Rutin bir kontrol için özel bir "bir haftalık diyet" şart değildir; asıl önemli olan test öncesi günlerde hayvanın alışık olduğu, sabit beslenme düzenini sürdürmesidir.
Yeni bir mama denemesi veya ani içerik değişikliği lipid profilini günlerce etkileyebilir; test öncesi mümkünse bir hafta aynı beslenmeye devam edilmesi önerilir.
Testten önceki günlerde yağlı/tuzlu atıştırmalıklar ve sofra artıkları verilmemeli.
Diyabet, böbrek veya karaciğer hastalığı takibinde önceki testle karşılaştırma yapılabilmesi için aynı beslenme ve ilaç düzeninin korunması gerekir.
Kortikosteroid, bazı ağrı kesiciler veya hormon ilaçları kan değerlerini etkileyebilir; kullanılan tüm ilaç ve takviyeler veteriner hekime bildirilmelidir.
Test öncesi yoğun hareket veya stresli bir ortam (araç yolculuğu, yeni bir çevre gibi); glikozu (özellikle kedilerde belirgin "stres hiperglisemisi"), kas enzimlerini (CK, AST), kortizolü ve lökosit formülünü ("stres lökogramı": nötrofil artışı + lenfosit/eozinofil düşüşü) geçici olarak değiştirebilir.
Hemogram, kanın hücresel bileşenlerini değerlendirir. Aşağıdaki kısa özet genel bir çerçeve sunar; yorumlama her zaman klinik muayeneyle birlikte yapılır.
Kanın oksijen taşıma kapasitesini gösterir. Düşüklüğü anemiyi, aşırı yükseklik ise dehidrasyonu düşündürür.
Pıhtılaşma hücreleridir. Düşük sayı kanama eğilimini yansıtabilir.
Vücudun ilk savunma hattıdır; bakteriyel enfeksiyon ve akut inflamasyonda artar.
Bağışıklık hafızasıyla ilişkilidir; kronik uyarı, bazı viral hastalıklar ya da stres altında değişkenlik gösterebilir.
Kronik inflamasyon ve doku onarım sürecinde artış gösterebilir.
Parazit varlığı ve alerjik reaksiyonlarla ilişkili olarak yükselebilir.
Nadiren yükselir; genellikle alerjik veya paraziter süreçlerle ilişkilendirilir.
Biyokimya testleri, iç organların ve metabolizmanın genel durumunu yansıtır. Aşağıdaki kısa açıklamalar akılda kalıcı bir özet sunar.
Karaciğer hücrelerindeki hasarı gösteren enzimlerdir.
Karaciğer, kemik ve safra yollarıyla ilişkilidir; büyüme çağındaki yavrularda doğal olarak yüksek seyredebilir.
Böbrek fonksiyonunun iki temel göstergesidir, birlikte değerlendirilir.
Kan şekeri düzeyini gösterir; açlık durumu doğru yorum için belirleyicidir.
Genel beslenme durumu ile karaciğer, böbrek ve bağışıklık sistemi hakkında bilgi verir.
Yağ metabolizmasını yansıtır; bazı hormonal hastalıklarla (tiroid, Cushing) ilişkili olabilir.
Karaciğer ve safra yolu fonksiyonu ile kırmızı kan hücresi yıkımını gösterir.
Kemik metabolizması ve böbrek fonksiyonuyla yakından ilişkilidir.
Pankreas fonksiyonunun değerlendirilmesinde kullanılan enzimlerdir.
Vücudun sıvı-elektrolit dengesini ve böbrek/hormonal durumu yansıtır.
Cilt, vücudun en büyük organıdır ve birçok iç/dış faktörden etkilenir. Altta yatan nedeni belirlemek, doğru tedavi ve beslenme desteğinin ilk adımıdır.
İlkbahar ve sonbaharda görülen fizyolojik bir süreçtir, tedavi gerektirmez.
Düşük kaliteli protein veya yetersiz yağ asidi alımı tüy dökülmesini artırabilir.
Pire, uyuz gibi dış parazitler kaşıntı ve tüy kaybına yol açar.
Tiroid veya adrenal bezle ilgili hastalıklar simetrik tüy dökülmesine neden olabilir.
Gıda veya çevresel alerjenler kaşıntıya bağlı tüy kaybına yol açabilir.
Özellikle kedilerde aşırı stres, kendini aşırı yalama ve tüy kaybıyla sonuçlanabilir.
Böbrek veya karaciğer hastalığı gibi iç sorunlar tüy kalitesini dolaylı olarak etkileyebilir.
Kuru ortam havası veya sık/yanlış şampuanla banyo, doğal yağ tabakasını bozabilir.
Omega-3/omega-6 dengesizliği ciltte pullanma ve kepeklenmeye yol açabilir.
Deride kepeklenme gibi görünen, aslında bulaşıcı bir dış parazittir.
Yağ bezlerinin aşırı veya yetersiz çalışmasıyla ilişkili kronik bir durumdur.
Obez veya yaşlı hayvanlar kendini yeterince yalayıp tarayamadığında kepeklenme artabilir.
Çevresel alerjenlere (polen, toz akarı) karşı gelişen kronik cilt iltihabıdır.
Tek bir pire ısırığı bile şiddetli kaşıntı ve deri iltihabı tetikleyebilir.
Cilt bariyeri bozulduğunda gelişen ikincil bakteriyel enfeksiyondur.
Malassezia gibi mayalar nemli cilt kıvrımlarında aşırı üreyip iltihaba yol açabilir.
Deterjan, bitki veya kimyasallarla temas sonucu gelişen lokal iltihaptır.
Kıl köklerinde veya ciltte yaşayan akarların neden olduğu iltihaplı tablodur.
Doğru takviyeler, cilt bariyerini güçlendirerek tüy dökülmesi, kepeklenme ve dermatit eğilimini azaltmaya yardımcı olabilir.
Cildin bariyer fonksiyonunu güçlendirir, iltihabı azaltır ve tüyü parlatır.
Cilt nem dengesine katkı sağlar; omega-3 ile dengeli oranda alınması önemlidir.
Keratin üretimini destekleyerek tüy ve tırnak sağlığına katkıda bulunur.
Cilt bariyeri ve yara iyileşmesinde rol oynar; eksikliği kepeklenme ve tüy dökülmesiyle ilişkilendirilir.
Antioksidan etkisiyle cilt hücrelerini korur.
Bağırsak sağlığı üzerinden alerjik ve inflamatuar cilt sorunlarına dolaylı destek sağlayabilir.
Nutrisyonel takviyeler destekleyicidir; altta yatan neden (parazit, alerji, hormonal bozukluk, enfeksiyon) mutlaka muayeneyle belirlenmeli ve gerekiyorsa tedavi edilmelidir. Kliniğimizde muayene sonrasında altta yatan nedene yönelik gerekli tetkiklerle yaklaşımı birlikte belirliyoruz.
Aşı takvimi, seyahat belgeleri veya genel muayene için hemen arayabilir ya da klinikte bizi ziyaret edebilirsiniz.
Altıntepe Mah. İlkbahar Çıkmazı Sk. No:3/A
Maltepe / İstanbul
Hafta içi 09:00–19:00 · Cumartesi 09:00–19:00
Pazar 12:00–17:00